Bir şarkı çalıyordu
Ses çok tanıdık çok yakın bir o kadar da uzakti
Yabancıydi
Dinledim
Rumeli hisarında kirmizi bır kadeh şarap içerken hayal ettiğinizde kendinizi
Kalp atışlarınız hizlanirken Deniz'i gördüğünüzde
Kokuyu içinize çektiğinizde
Nar taneleri hayallerinizi süslemeye başladığında
Ve birdenbire bir parçası oldugunda hayatınızın
Yeni tatlar kattığında ve soluklarıniz kesildiğinde aniden
Beklenmedik bir masalın kahramanı oluverdiginizde
Ay dünyaya yaklaştığında
Hiç korkmadiginizda
Güneş doğarken uyandığınızda
Uzaklarda bir yerlerde evinizde hissettiğinizde
Yakınlarınızda fonda çok hafif bir ses anlamlar kattığında hayatınıza
Her yeni gün yepyeni bir masala uyandığınızda....
Teşekkür ettiginizde
Nar taneleri büyümekteyken içinizde bir yerlerde
Siz onlardan kocaman bir kale yaptığınızda
Yaz geldiginde
Siz o kale kapisinda nöbet tutarken
İçeri kimseler giremediginde..
Bı çiçek ektiğinizde
Susadiginda
Suladiginizda
Buyudugunde
Gördüğünüzde ve hissettiginizde..
Hosgeldin dediğinde size
We siz gulumsediginizde..
Yağmuru özlediğinizde..
Mavi olmaktan çok keyif alırken bı yandan da pembe rengini keşfettiğinizde hayatin..
Oluruna birakiverdiginizde her yeni gunü...
Sessizlik baslar..
Bir gun
Aslinda cok imkansizken
Ayın her yeni halı sizinle ışığını paylaşmaya baslar..
Ve anlarsınız ki paylaşmak güzeldir..
Sonra sessizlik..
İçinizdeki ses konuşurken..
Bir tek siz duymaktayken..
O ses der ki yabancıya
Hoş geldin hayatıma....
Renkleri keşfetmek sadece bir tek hosgeldin kelimesine yüklenmekte olan anlamlar kadar bastırır aslında..
Dalgalar kadar karmaşıktir mavi
İsyanın dengesidir yesil..
Ve pembedir nar taneciklerinin rengi..
Hiç solmasın içimizdeki nar taneleri
Herkese içindeki sesi dinlemekte olduğu
Korkmadigi
Susmadigi
Onemsedigi
Vazgecmedigi
Elbette ki güzel seslerin yukseldigi
Pembe yarınlar diliyorum:)
Pembe hayatlar İstanbul'a...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder