Havanın erken kararması engel olabiliyor bazen..diyoruz ki yetmiyor bize gün..kararlar veriyoruz, programlar yapıyoruz, akşam yemeği sırasında saat henüz 7 iken bir bakıyoruz ki hava kararmış..en iyisi akşam yemeği yememek sanırım J
Bir kısım insanlar depresif oluyorlar kış kapıdan bakarken ilk günlerde, sonra alışıyorlar..Güneşin üzerimizdeki iyileştirici etkilerini yitirdiğini düşünüyoruz belki de..çözüm çok basit.. daha erken uyanmak..
Aslında seviyorum bazen havanın erken kararmasını..böylece daha çok film izliyorum. Bazen de saatin çok geç olduğunu sanırken bir de bakıyorum ki uyumak için çok vakit var..mutlu oluyorum..hala arkadaşlarımı arayabilirim ya da film izleyebilirim ya da çalışabilirim..belki de dısarı çıkabilirim. Hala vakit var çünkü..
Yanımızdayken fark etmediğimiz insanlara yada elimizdeyken değerini bilmediğimiz maddelere benzetiyorum kışın gelmesini..güneşin geç battığı saatlerde zamanın su gibi akıp geçmesi içimizi sıkarken, kış geldiğinde saatlerin bir türlü geçmemesi de içimizi sıkıyor. İkilemdeyiz sürekli J
Düşünsenize mevsim geçişleri olmasaydı insanlar hep aynı modda olurdu..Bence çok sıkıcı. Güçlü ya da zayıf yanlarımızı fark edebilmemiz ve onarabilmemiz için işaretlere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum..onları takip etmemiz gerektiğini..
Kişinin korkuları varsa, örneğin yalnızlıktan korkuyorsa ve bunu sürekli düşünüyorsa, evren sinerji yaratıyor o an.. diyor ki madem ki yalnız kalmak seni korkutuyor ve üzüyor yalnız kal bakalım..sonra kişi yalnız kalıyor, üzülüyor korkuyor ve bir bakıyor ki alışıyor..hatta sevmeye başlıyor..
Kişi karanlığı sevmiyorsa, hep ışığa bakıyor. Evren diyor ki elektrikleri kesmeliyim ve yalnızca karanlığı sevmeyenler fark etmeli. O an kişi mum yakıyor bekliyor ve bianda fark ediyor..aslında hiç fena olmuyor mum ışığında düşünmek, hayal kurmak, özlemek..
Kişi terk edilmekten korkuyor..hep terk ediliyor..çünkü evren düşündüklerini sunuyor sürekli ona..sonra bu duyguyu aşmaya ama gerçekten aşmaya karar veriyor ve düşünmüyor..bir de bakıyor ki ne terk ediliyor ne de terk ediyor..aslında her şey kendiliğinden oluyor..
İyi dostları olduğunu düşünüyor kişi..öyle çok düşünüyor ki hep arıyor, soruyor, merak ediyor..evren küçük resimler sunuyor önüne o anda. Eski fotograflar belki ya da biyerlerde sakladığı küçücük ama anlamlı hediyeler..sonra elbette ki dostlarını hatırlıyor ve hatırlatıyor kendini kişi..böylece bir de bakıyor ki ne zaman ihtiyacı olsa bir anda telefonu çalıveriyor..tesadüf diyor..kimbilir belki de öyledir..
Tüm bunları nerden mi biliyorum?
Çünkü yaşıyorum..gözlemliyorum..görüyorum..konuşorum..
Bunların hiçbiri korkutmuyor beni..evreni arkanıza alırsanız emin olun sizi de korkutmaz..
Tüm bunların arasında en basit olanı mevsim geçişleri sanırım..Türkiyenin tam olarak Dubai olmasını istemem..isteyen birileri olduğunu da sanmıyorum..ama biraz yakın olsa hiç fena olmazdı oyle değil mi?? Evrene güvenimiz sonsuz..kimbilir belki türkiyede dört mevsimin ilkbahar-yaz arası bir tatta olduğu günleri de görürüz J
Bugün hava daha sıcak ve daha erken kararmamış olsaydı muhtemelen tezimin eksik kalan kısımlarını tamamlama girişiminde bulunmamış olacaktım J benim için süper bir gün oldu..umarım sizin için de öyle olmuştur..
Kışı seviyorum..kimbilir belki de her doğumgünümde kar yağdığı içindir J

