my playlist

26 Şubat 2012 Pazar

Mutluluğun rengi ??

Hayat tesadüflerle dolu!!
Kalabalıklar ve aralarında tanıdığın ya da tanımadığın insanlar..
Aniden gelişen güzelliklerle dolu
İşte bu yüzden seviyorum ben hayatı
Hiç bir zaman hayal kırıklığına uğratmadığı için..
Bugün güzelliklerle dolu
En sevdiğim renk beyaz
Sonra kırmızı
Çünkü mutluluk benim için beyaz ve kırmızı
Mutluluğun rengini sorsalar siz hangisini seçerdiniz?
İnsanlara ve olaylara anlam yükleyip ardından renkleri seçerseniz cevabı bulacaksınız..
Benim rengim kırmızı
Bugün kırmızı!
Yarın ne olur bilmiyorum
Ama sonsuz kırmızı mutluluk diliyorum
Peki ya senin rengin İstanbul??
Rengarenk :)
Rengarenk bir hafta ve rengarenk bir hayat herkese..
Ve elbette ki rengarenk tesadüfler :)

20 Şubat 2012 Pazartesi

Yeni yaş !!


27. yaşıma girerken ben, hayat yine her zamanki gibi telaşlıydı, hava güzeldi ve bir Pazar günüydü..
Oldukça mutluydum, hala da öyleyim ve bir şey var paylaşmak istediğim,
Şuan çok uzaklarda olan, tam beş yıl boyunca küçük bir odada birlikte büyüdüğüm ve hala özlemekte olduğum çok değerli bir insandan gelen çok değerli bir hediyem oldu yeni yaşıma girerken..ben okurken yaşanmışlıklardan olsa gerek ki, çok duygulandım  ve yine yaşanmışlıklardan olsa gerek ki, hayatında yazı yazmamış, yazı yazmaktan hiç de hoşlanmamış bir insan yazı yazmış ve yazdıklarıyla beni böylesine mutlu edebilmiş:)

Demiş ki;

İyi ki doğdun canım dostum….
Bu kutlamayı yılda kim bilir kaç kişiye yapıyorum tabi dostum kelimesini kullanmadan.
Ama çok nadir bunun “iyi ki” kısmını çok yürekten söylüyorum. 

Sen  iyi ki doğmuşsun çünkü ben senin sayende arkadaşını sevmek kadar onu sevdiğini söylemenin de
ne kadar kıymetli olduğunu öğrendim.. 
Birine iyi geceler dilekleri sunduğunda o uykunun ne kadar tatlı olduğunu öğrendim..

Sen iyi ki doğdun ve ben böylece…
İçine atman gereken dertlerini paylaşmaya cesaret edemediğinde dostunun derdini gözlerinden anlayıp
seni anlatma zahmetine sokmadan direk çözüm kısmına ulaştırmasının rahatlığını
ve yanında senin iyiliğinden başka bir derdi olmayan bir varlığın güvenini öğrendim..

Sen iyi ki doğdun ve ben böylece…
Aynı anne babadan olmasak da aynı kanı taşımasak da hatta çocukluklarımızı birlikte yaşamasak da
gün gelip karşılaşıp, bir şeyler paylaşıp bir kardeş sahibi daha oldum.
Hatta bir kardeşten bir anneden babadan daha yakın bir varlığa sahip oldum.
Yeri geldiğinde anne baba kardeş insanı yaptıklarıyla fikirleriyle yargılar belki. Ama biz seninle birbirimizi hiç yargılamadık, hiç tartmadık, sadece değer verdik ve yan yana olduk. Şimdi böyle bir şeye sahipken sana iyi ki doğdun demim de ne diyim ben??? 
İyi ki doğdun iyi ki varsın ve iyi ki benim canımsın.
Ailene ve o kitap listesini asan arkadaşlara teşekkürlerimi iletiyorum.
Ve seni çooooooooooooooook seviyorummmmmm….
demiş. Yazının tamamı değil tabi ki, bu yalnızca bir kısmı.. Basit bi kitap listesine benim boyum yetmediği için daha uzun boylu bir arkadaşın listenin üst kısmını benimle paylaşmış olması ve sonrasında birlikte yediğimiz ilk yemek ve sonrasında kocaman bir dostluk..o cumlede bunu anlatmış Ceren :) Çok iyi yapmış..ellerine sağlık canım arkadaşım..

Bazıları yanı başındadır, bir şeyler yazar, söyler ama bu tadı veremez
Kimi de çok uzaklardadır
Hiçbir şey yazmasa da düşündüğünde, aklına getirdiğinde gerçekten hissedersin
Bilirsin..
Bu yaşıma girerken ilk dileğim anlayışın, huzurun, özgüvenin, mutluluğun ve şansın her daim yanı başımda olması..Dostlarımın mesafeler girmiş olsa da araya hala böyle hissetmeye devam edebilmesi..
Her şeyin en güzel olduğu bu yaşlar değerlidir diyorum ve baharın gelmesine on gün bile kalmamışken herkese mutlu baharlar diliyorum:)
ve ardından iyi geceler İstanbul’a..

12 Şubat 2012 Pazar

Sihir Kutusu

Yüzyıllar öncesiydi, Tanrı insanı yarattı..iyiyi verdi kendinden, ömür biçti, bide ruhu  ekledi..sevmeyi öğretti önce, doğruluğu, sonra da korkuyu..aşkı ekledi yüreklere, ihaneti ve hissetmeyi..iyi kötü ne varsa hepsini verdi sonra da özgürlük verdi, sınırsızdı özgürlük..hepimiz özgürdük.
Bazıları bir oyun gibi yaşadı hayatı, bazıları bir yük gibi taşıdı ömür dedikleri algıyı, bazıları heyecan..kimi inandı kimi inanmadı ne de olsa özgürlük vardı, hesabı belki sorulur belki sorulmazdı..
Sonra sihir çıktı ortaya, bir kutuydu, kapalı.. Sonsuzluk vardı içinde. Sihir ayırıyordu sonsuzluğu hayattan. Başka hayatlar yoktu başka gezegenler de başka umutlar da..korku da ayırıyordu insanoğlunu diğerlerinden..diğerleri var mıydı? Efsaneler varsa eğer onlar da vardı..isteyenler inanırdı..bir kısım insanlarsa gözleriyle göremediklerini yok saydı, algıları o kadardı..
Filmlerde izledikleriniz sihirli kılıçlar, sihirli kutular, sihirli sözcükler çok eskilerden beri vardı anlayacağınız.. ilk sihir yüzyıllar öncesinde keşfedilmişti.
Zeus bir kadın gönderdi insanlığa, adı Pandora’ydı..bir kutu verdi eline ve asla açmamasını söyledi..kadınlar eskilerden beri hep merak ederdi, yine öyle oldu..Pandora merak etti kutuda ne olduğunu, dayanamadı açtı. İçinden öfke çıktı, kin, nefret, intikam..kötü olan ne varsa..bir tek umut kaldı. Tam o anda kapamıştı Pandora kutuyu. Umut çıkamadı kutudan hapsoldu derinlerde bir yerlere..Tam o anda sihri keşfetti insanoğlu, ne zaman yitirse umudunu sihir yaptı. Sözleri çok basitti. Filmlerdeki gibi mitolojik terimler yoktu içinde..intikam duygusuyla da yapılmıyordu. Birileri kurbağaya dönüşmüyordu sihir yapınca, ya da tavuğa..minyatür de olunmuyordu.. Büyüleniliyordu yalnızca..sihirli değneklere, elmalara, aynalara da ihtiyaç yoktu. Çünkü sihir umutla yapılıyordu. En içinden gelerek, en inanarak hayalini kurduğun umutların oluveriyordu gerçek dünyada.
Pandora bir kadındı, dolayısıyla oldukça akıllıydı ve o kutuyu açarken ödeyeceği bedeli hesaplamıştı, kötüyü yaşamamak için de sihir yapmıştı..umudu kalplere kilitledi çünkü farkındaydı en önemlisiydi..böylece o günden sonra umudu olan kadınlar ve erkekler hep mutlu oldular..her yeni kayıpta sihir yaptılar, her yeni sihirde özgür oldular ve her yeni özgürlükte huzur buldular..Teşekkür ettiler Pandora’ ya. Ne zaman açmamaları gereken bir kutu verilse onlara, açtılar, özgür bıraktılar içindekileri, iyi de yaptılar..merakları geçti, keşfetmiş oldular, belirsizlik te yoktu artık..
Birazcık hayal kırıklığı oldu tabi..
Onu da zamana bıraktılar..