Ben insanların tutarlı olduğu bi dünyada yaşamak isterdim.. neden mi??
Anıl ve Gizem konu olacak hikayeme. Anıl Gizemi çok seviyordu. Ona deli gibi aşıktı..onsuz eksikti çünkü Gizem de aynen onun gibi eksikti o olmadıgı zamanlardan birinde..bugun aşk konu olacak. Aşk nedir? Tartışmaya açık mıdır? Yoksa sadece varsayımlardan ibaret ucu bucağı olmayan bi deniz midir? Bence denizdir.. ben denizi çok sewerim aşkı da..insan aşık olunca unutur, titrer, korkar, özler, bunun gibi bisürü şey..kaç kez aşık olur? Sayısı yoktur..bu noktada varsayımdan ibarettir diyebiliriz.
İnsan istediği sayıda aşık olur.. her önüne gelene değil elbette sadece onu kendine çeken o enerjiye aşık olur..çoğumuz geçmişte kalan yaşanmışlıkların peşinde koşarız..ben de koştum elbette ama anlamı yok. İleriye bakmalı insan geleceği görmeli..çoğu kez aşık olduğunu sanırsın. Heycananırsın ama bian gelir o gider hiçbişey olmamış gibi..işte ozaman durup düşünmeli insan. Gitmekte hatta kaçmakta olan bişeye birine neden aşık olasın ki?? Korkmadan yolunda giden, geçmişe sürgün olmayan birileri varsa yanı başında, onu düşünmeli onun için olmalı mücadelesi..
Neden her şey yolunda giderken bi anda eski aşklar gelir akla? Anlamsız ama gerçek..çoğumuz bunu yaşarız..aslında gunduz ve gece gibi, yada içkiyle meze gibi, belki rakı ve balık gibi birbirini tamamladığı sürece aşk vardır hayatta.. sadece insana olmamalı aşk! Kadına, erkeğe olmamalı..yaşama sewgiye mutluluğa mutsuzluğa, güzel olan ne warsa ona karşı hissedilebilen bi duygu olmalı..
Mevlana yı tanımak isterdim..çok güzel anlatmış aşkı..biz insanoğlu aşkı yaşamayı bilseydik eğer, her birimiz ne kadar mutlu olurduk..elde edemediklerimize değil de sonsuz yanımızda olacaklara, hayatımızı anlamlandıranlara aşık olabilseydik her şey ne kadar farklı ne kadar güzel olurdu..
Anıl Gizemi sevmişti..Gizem de onu sevmişti ama gün geldi Gizem aslında Anılı istemiyor muydu acaba diye durup düşünmeye başladı. Sonra Onur çıktı ortaya. Yoksa Gizem Onura mi aşıktı? Anılın da kafası karışıktı. Bahar ona çok ilgi gösteriyordu..acaba Anıl Gizemden vazgeçip Baharla mı olmalıydı?
Bu nası bi kaos?? Biz neden kendimizi bunu yaşamaya mahkum ediyoruz? İtiraf edelim, hepimiz Anıl Onur Bahar Gizem oluyoruz zaman zaman..neden ama? Ne anlamı var ki? Aslında hayatın tadını çıkarmak değil mi önemli olan? Neden kendimizi sıkıntıya sokuyoruz? Çünkü tatmin olmuyoruz!! Gizem Anılı sevdiği zaman Anıl tatmin olmuyor, sevmediği zaman, acıyla beslendiği zaman huzur buluyor.. rakıya vuruyor kendini ya da şaraba..o tatminsizlik eziklik duygusu mutlu ediyor onu..oysaki dışarıdan bakınca ne anlamsız geliyor..
Aşkı tanımlandırmalıyız..eski aşklar ne kadar güzelmiş dememeliyiz..eskiyi yeniyi bi kenara bırakıp kendi özümüzü yaşamalıyız..
Ben heyecan duygusunu hissedemiyorum kendi adıma..çok nadir oluyo..hayatımda belki 2 kez yada zorlasan 3 diyelim..25 yıllık bi ömür için bu sayı dejenerelerde biraz az kalıyor ama bence doğru olan bu..kavak yelleri gibi kimin eli kimin cebinde olmamalı aşk..birini seviyorsan onu beklemelisin. Nasıl olsa gelir..gelmezse de beklersin..ta ki bi başkası için atana dek kalbin..atmıyorsa durmuş demek değildir.. atacaktır elbet..zamanı geldiğinde..
Dejenere olmayan aşklara içelim oleyse..ben içiyorum.. şerefe J

